14 Kasım 2014 Cuma

on

Bugün değeri sürekli yükselen ve sayısı azalan müşterilerinizi kaybetmeyi göze alabilir misiniz?

Müşterilerinizle olan ilişkilerinizde, onlara kendilerini güvende ve huzurlu hissettirirken satın alma isteklerini kamçılamanız gerekiyor.  Bu kolay bir iş değil çünkü onlarda bu satın alma istek ve arzusunu yaratacak motivasyonu sağlayabilmek için önce siz KENDİNİZ motive olmalısınız

Peki, siz kendi motivasyonunuzu nasıl yüksek tutacaksınız? Eğitimli, yetkin yöneticilerle çalışıyorsanız onlar ellerinden geldiğince bu konuda sizi destekleyecekleridir.  Ancak aldığınız bu motivasyon dozu sizin gün be gün gereksinimlerinizi karşılamayabilir. Siz, kendiniz motivasyonunuzu yüksek tutmak için bir şeyler yapmak zorundasınız. İşte size denemiş, kanıtlanmış başarısı test edilmiş ipuçları:

1: Evde Durumlar Nasıl?
Evinizde huzurlu ve sevgi dolu bir yaşam yaratabilmek için elinizden gelen tüm çabayı gösterin. Uzun vadeli ilişkilerde çatışmalar, kırgınlıkların olması çok doğaldır ancak akşam eşinizle birlikte yatağa girmeden önce bu zararlı düşünce ve duyguları beyninizden çıkartın ve pencereden aşağıya sallayın. Yatar yatmaz eşinize sarılın. Sizi geri iterse sabah yine deneyin.

2: Güne Nasıl Başlıyorsunuz?
Cep telefonunuzun fihristinde ‘Sabah Motivatörlerim’ diye kaydetmiş olduğunuz ve seslerini duyar duymaz içinizi büyük keyif kaplayan, size neşe veren arkadaş, dost ya da meslektaşlarınız var mı? Yoksa hemen bulun ve kaydedin. Güne onlardan birisini arayarak başlayın. Evinizden ayrı bir yerdeyseniz güzel bir kahvaltı edin. Neşeli bir garson varsa onunla havadan sudan laflayın.  

3: İlk Müşteri Ziyaretiniz
Plan ve programınız ne olursa olsun sizi zor müşterilerle dolu bir gün bekliyorsa ilk önce ilişkinizin çok iyi olduğu, sorun yaşamadığınız ve ortak konular paylaştığınız bir müşterinize uğramaya gayret edin. Bir çayını için. Giderken börek ve poğaça götürüp birlikte keyifli bir kahvaltı yapabilirsiniz. Gün içinde bu tür müşterilerinizi aralara serpiştirebilirsiniz. 

4: Peki Trafik Ne Olacak?
Orta şeritten aheste gidip önünüzü tıkayanları, makasçıları, gıcıklık olsun diye yol vermeyip sizi şeritlerin arasında sıkıştıranları, sıcak yaz gününde karpuzunuzu yerken masanıza dadanan karasinekler gibi düşünün. Onlara üfleyin, elinizle kovun ve unutun. Tekrar gelirlerse yine aynısını yapın. Bağırmalar ve hiddetlenmeler, karpuz yerken keyfinizi bozacak şekilde masadan kalkıp sinekleri kovalamanıza benzer. Öldürseniz bile biraz sonra yenileri gelecektir.

5: Güzel Bir Alışkanlık Edinin.
Yalnız aileniz ve yakın dostlarınız ilgilenmeyi bırakın biraz da KENDİNİZLE ilgilenin. Niçin çalışıyorsunuz? Hayatınızın en güzel dönemlerinden birisini iş uğruna yok edip eğer sağlıklı kalabilirseniz bir sonraki dönemde keyif çıkartabilmek için mi? Bunun garantisi var mı?
KENDİNİZLE İLGİLENİN.  Saat 12.30. Sorun bakalım canınız nerede ne yemek istiyor? Sorun. Sorun. Ve dünyada her şeyden değerli olan kendinizi sevindirin. Onun arzusunu yerine getirin. Sonra çalışın. Yoruldunuz mu? Yine canınıza sorun: “Epeyi yorulduk. Şöyle keyifli bir mola verelim mi?


Kendinizle sıkı bir iletişim kurun. Sorun? Dinleyin, onunla yakından ilgilenin. Onu ihmal edip üzerseniz sizi kimse MOTİVE EDEMEZ.

0 yorum:

Yorum Gönder